Türk İslam Kültürü



İslam’ın En Mükemmel Din Olduğunun İspatı

İslam’ın en mükemmel ve doğru din olduğu “moleküler” olarak saptandı!

Japon bilim adamı Masaru Emoto, su molekülleri üzerine yaptığı araştırmalarda Kuran okurken veya hoca ezan okurken, sudaki moleküller meydana gelen titreşimle mükemmel bir altıgen dizilime ulaştığını saptadı. Emo kısa bir süre önce Mısır’a giderek Kahire Üniversitesi’nde yaptığı araştırmanın sonuçlarını meslektaşları ile paylaştı. Mısır devlet televizyonunda Japon bilim adamının elde ettiği bulgular profesörler tarafında tartışmaya açıldı.

Kuran okunurken suyun nasıl değiştiğini tartışan bilim adamları, insan vücudunun yüzde 70′inin sudan oluştuğundan yola çıkarak İslam’ın en doğru din olduğu sonucuna vardı. Ayrıca Kuran okuyan ve Allah’a dua eden insanların huzur ve mutluluk duymasının sebebinin de bu olduğu öne sürüldü. Bu konuda daha fazla araştırmalar yapılması gerektiğine işaret eden Mısırlı akademisyenler, Kuran sesinin su moleküllerini değiştirmesi ile ibadet edenlerin şiddetten uzak durması arasında da bir bağlantı olduğunu savundu.

Mesnevi ve Namaz

“Allah’tan gayrı olanları düşünerek ıstırap çekme, Hakk’a yönel, secde et ve yaklaş.”

NAMAZ
Hz. Mevlana mürşid kitap olan “Mesnevi” sinde şöyle bir hikaye anlatır:

“Hilekar bir Moğol, “Bana Mısır’lı bir arkadaş gerek” dedi. Aradığını ele geçirmek için Mısırlılar bir tarafta toplandı. Kim gelirse “Hayır, aradığım bu değil. Sen git şu köşede otur ey saf gönüllü!” derdi. Hepsi bu şekilde bir araya gelince bin cevr ile boyunlarını vurdular. Onlara bu uğursuzluk, namaz vakti Hakk’ın davetine ezana uymamalarındandı. Hilekarın davetine kandılar. Şeytanın hilesinden sakın, yüzlerce sakın.”

Namaz dinin direği, müminin miracıdır. Namaz kılan bir kimse, dinini doğrultmuş ve kılmayan da, dinini yıkmış olur. Bir kimse, namazını doğru ve iyi kılınca, İslam’ın ipine yapışmış olur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “Hiçbir kula, iki rekat namaz kılmasına izin verilmesi kadar değerli bir bağış verilmemiştir.”

Hz. Mevlana şöyle buyurur:

“Allah’tan gayrı olanları düşünerek ıstırap çekme, Hakk’a yönel, secde et ve yaklaş.”

“-Namaz gözümün nurudur- manası zuhur eder. Safa nuru can penceresinden girer; Hakk’ın emri vasıtasız aşikar olur. O’nun nuru, yağmuru oradan girip o nurla can evi aydınlanır. Penceresiz ev cehenneme yakındır. Dinin aslı, gönülde açılan penceredir.”
tamamını oku »

Efendimizin emrettiği 9 haslet

Merhum Ali Ulvi Kurucu’nun hatıralarını anlattığı muhteşem kitaptan vefatının sene i devriyesinde bir alıntı…

Merhum Ali Ulvi Kurucu’nun hatıralarını anlattığı muhteşem kitaptan rivayetle, Hz. Peygamber’in ümmetine emrettiği dokuz hasleti alıntılıyoruz.Hz. Peygamber şöyle buyurmuş:

“Rabbim bana dokuz ahlâkla ahlâklanmamı, dokuz hasleti, dokuz huyu ahlâk edinmemi emrediyor. Ben de size ey ümmetim, bu dokuz huyu ahlâk edinmenizi emrediyorum.

Birinci haslet: “Haşyetu’llah.”

Gerek vahdette, gerek kesrette Allah’dan korkacaksın. Gerek yalnız başına kaldığında ve gerek halkın arasında, kalabalık içinde bulunurken Allah’dan korkacaksın. Allah korkusu… Allah’ın her yerde, her an, zaman ve mekânda hâzır ve nâzır olduğunu unutmamak. İşte bu ahlâk, bu duygu her güzelliğin başıdır. Zaten bu şuura bürünen bir kimse, Allah’a asi olamaz ki… Allah görüp duruyor; hâzırdır, nâzırdır. O’nun gördüğünü ne polis görebilir, ne jandarma görebilir ve ne başka bir kimse…

İkinci haslet: “Ve kelimetu’l-adli.”

Gerek sükûn, ferah ve huzur anlarında ve gerekse öfke ve gazap hâllerinde, daima adâletle davranacak, hakkı söyleyeceksin… Bu çok zordur. Zira münafıklığın alâmetlerinden birisi de, “iza hâseme fecer” yani kızdı mı taşar, haddini aşar, ağzına geleni söyler. Haddini aşar; yani adâletten uzaklaşır. Kızdırmaya gelmez, içini döker…
tamamını oku »

İsrail’e karşı birlik oldular

Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah mahallesinde uzunca bir süredir uygulanan, bazı Filistinli ailelerin mahkeme kararlarıyla evlerinden edilip, yerlerine aşırı Yahudilerin yerleştirilmesine karşı, İsrailli sol eylemcilerle Araplar birlikte protesto eylemi düzenledi. Doğu Kudüs’ün Yahudileştirilmesine karşı çıkanlar Filistin bayraklarını sallayıp, “Ev yıkımlarını durdurun,” “Doğu Kudüs Filistin’e aittir,” “İsrail işgaline son,” “Artık savaş değil, barış zamanı” gibi sloganlar attılar.

Doğu Kudüs için büyük gösteri

Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah mahallesinde uzunca bir süredir uygulanan, bazı Filistinli ailelerin mahkeme kararlarıyla evlerinden edilip, yerlerine aşırı sağcı-dinci Yahudilerin yerleştirilmesine karşı, İsrailli sol eylemcilerle Araplar birlikte protesto eylemi düzenledi. Gösteriye 5 bine yakın kişi katıldı.

Doğu Kudüs’ün Yahudileştirilmesine karşı çıkanlar Filistin bayrakları sallayıp, “Ev yıkımlarını durdurun”, “Doğu Kudüs Filistin’e aittir”, “Emperyalizme son”, “İsrail işgaline son”, “Artık savaş değil barış zamanı” gibi sloganlar attılar.

6 aydan fazla süredir, Batı Şeria’da duvara ve Filistinlilerin topraklarına el konulmasına karşı ortak mücadelelerin bir benzeri Şeyh Cerrah mahallesinde yaşanıyor ve barış yanlısı İsrailli sol eylemciler, her Cuma, evlerinden edilen Filistinli ailelerle birlikte dayanışma içinde gösteriler düzenliyor.

Protestocular geçen hafta Kudüs polisinden, mahkeme konusu evlerden birine açılan yolda çok daha geniş çaplı bir protesto gösterisi için izin istemiş, ancak polis, izin vermemişti. Bunun üzerine Yüksek Mahkeme’ye başvuran barış eylemcilerine Yüksek Mahkeme destek çıkmıştı. Yüksek Mahkeme Başkanı Dorit Beinisch, polisin gösteri hakkını yasaklamasına tepki göstererek, gösteriye izin vermişti.
tamamını oku »

Azrail Dövmesi

Azrail, ölümün kudretli simgesi ve yaşamın geçici doğasının grafiksel bir anımsatıcısıdır. Zalim biçerdöver ve kafatası şeklinde olan azrail, orta çağa özgü ve rönesans sanatını sembolize eden ,yaşamın sınırlı olduğunu, kuvvetle sonraki yaşamda bizi bekleyen ve bunu ima eden gerçeğin katı bir ifadesidir. Azrail dövmesi, açlığı yansıtan kafatasları, azrail dövme biçerdöveri ile perdelenen ve kapşonlu figürü ile tasarlanan bir şekildir. Azrail şeytanın bir ajanıdır. Azrail ölümün simgesidir.

Ayrıntılı bilgi için: dövme